İMKB Değerleri
  • USD2.34 USD
  • EURO2.79 EURO
  • Altın88.81 Altın
  • Benzin4.19 Benzin
  • İMKB 30122,129.41 İMKB 30
  • IMKB 10099,547.68 IMKB 100

SON Dakika

  • Eklenme Tarihi :
  • 09 Haziran 2014, Pazartesi 22:20

Hâşâ… Bana değil, hizmet Vatanadır.

Facebook Twitter

Ona ne şüphe! Vatan bir bütündür.

İstanbul haber

Kurtuluş Savaşında, Fransızların işgali altındaki Urfa’da doktor olduğu halde, muallim olarak görev yapan, bildiği dillerden dolayı onların içine sızan, Kuva-i Milliye’den Hekim Ali Süavi Efendi’nin yaşadığı bir bölümü;
Hekim Ali Süavi Efendi kitabımdan aktarıyorum.

İçerisi çok aydınlık değildi. Hatta loştu...
Masanın olduğu yerde garip bir loş parlaklığı vardı...
Sade ama bir o kadar da zevkli döşenmiş bir odaydı.
Ali Süavi yavaş adımlarla iki adım attı durdu.
“Gel bakalım efendi. Gel buyur.”
Sesi duyduğunda tüylerinin ürperdiğini hissetti.
Karanlığın bile örtemediği, bir çift mavi gözle göz göze geldi.
Sesi ve bakışları olduğundan da iri, heybetli gösteriyordu.
Ali Süavi, meraklı bakışlarla bakan yaramaz çocuklar gibi görünmemek için gözlerini kaçırmaya çalışsa da ona bakabildiği her anın kıymetini bilmek istiyordu.
“Ne kadar şık” diye geçirdi içinden.
Yurt dışında, önemli mevkilerdeki kişilerle tanışmış, çok davetlere katılmıştı. Ama günlük sade bir kıyafeti bile smokin giymişçesine taşıyabilen birini daha önce görmemişti.
Sarı, arkaya özenle taranmış saçları, tıraşlı yüzüyle kendine ve eşrafına ne kadar saygı duyduğunu gösteriyordu...
Ali Süavi iki adım daha attı. Masaya artık yaklaşmıştı.
Daha da yaklaşmasını isteyen sesle bir kez daha sıçradı.
“Yaklaş. Biraz önce hakkında edindiğimiz malumat hoşuma gitti. Paris’te ilim ve irfanınıza ilaveler de bulunmuşsunuz.”
Masanın arkasındaki zat net görülmüyordu.
Sesindeki sertlikle birlikte huzurlu bir tını olması Ali Süavi’yi rahatlatmıştı.
“Urfalıymışsın?”
“Evet efendim.”
“Kaç yıldır dışarılardasın?”
“On yıla yakındır efendim.”
“Hakkında tavsiyesi olan Paşamın sözü benim için çok önemlidir.”
Ali Süavi başını önüne eğmiş, arada bir karşısındakinin bakamadığı gözlerine bakmak istediği için kaldırıyordu...
Sesi titreyerek cevap verdi.
“Sağ olun efendim.”
“Hekimliğin de takdire şayan’mış.”
“Sağ olunuz, Zati âlinize layık olmaya çalışacağım. Emir buyurursanız, kanımın son damlasına kadar size hizmet etmek isterim.”
“Hâşâ… Bana değil, hizmet Vatanadır.”
Ali Süavi utanmıştı. Başını öne eğdi...
“Haklısınız efendim. Eğer izin verirseniz konuşmak istiyorum.”
“Buyurun hekim bey.”
“Benim Urfalı olmamın mutlak ki gönlümde yarattığı bir farklılık vardır... Ama bu Urfa değil de memleketimin bir başka yeri de olsaydı, ben yine orada olmayı kendime görev addederdim.”
“Ona ne şüphe! Vatan bir bütündür.”
“Evet efendim. Benim özellikle o bölgeyi talep etmemin sebebi; İngilizlerin, Fransızların göz koyduğu topraklarda, onların içinde yaşamış, biri olmam hesabıyla daha iyi olacağını düşündüğümdendir.”
“Bizde kanaatinizin yerinde olduğunu düşündük. Diğer bütün teferruatlar Sait Bey tarafından bildirilecektir. Allah yardımcınız olsun.”
Ali Süavi başı ile selam verdi. Son cümlesini kendi bile zor duydu.
“Sağ olun efendim.”
Ali Süavi tekrar selam verdikten sonra üç adım geri yürüdü, tekrar selam verdi dışarı çıktı.

Nerede ise bayılacaktı.
Titremeleri artmıştı. Terden ıslanmış alnını cebinden çıkarttığı mendille silerken bir yandan da dua ediyordu.
Yavaş - yavaş olayın şokunu atlatıyordu. Titremesi ve terlemesi durmuştu. Gözlerinden ateş fışkırıyordu sanki.
İçeride güçlendiğini hissetmişti. Birileri bir sihirli değnek vermişti eline sanki! Keyiflenmişti. Başarmıştı.
“Duam kabul oldu.”

 


Nazan Şara Şatana

Hâşâ… Bana değil, hizmet Vatanadır." haberi için yapılan yorumlar.

BENZER HABERLER

ÖNE ÇIKAN HABERLER
YORUMLAR
copyright 2013 Habermonitor.com